Okuyun ve uyarlayın !





Tekbaşınalığmın zirvesinde oldugum bi günün gecesinde yine kaleme kağıda sarıldım. Affedin beni ! İşim düşünce hatırlıyorum sizleri. . Neyse velhasıl gelelim işin aslına, yine sitemliyim bu hayata yine umutlarımı kaldırdılar çürük çarık dolu bir tavan arasına. .Ne bir sözüm kaldı söyleyecek nede sevdam kaldı ardına saklanıp korunabileceğim. Bir canım vardı O' nada sahip çıkamadım hakkıyla. Şimdi neylesin bu beden. Nereye gitsin alıp başını ?Usul usul soluk alıpverişlerimin yavaşladıgnı hissediyorum, ağırlaşıyor adımlarım. . Ciğerlerime kadar çektiğim sigaramda kafi gelmiyor artık ellerim titreyerek yakıyorum . . Bu son fasıl bu son durak seziyorum.Yüreğime oturan taşın ağırlığı, bir pazar tezgahında kaybolmş çocuğun savunmasızlığını anımsatmaktan öteye gidemedi. Öyleki  o curcunada nekadar kalabalık gelir o ufacık biyer sankii iki adım beri kaçsa pazarcı amcalarının postalları altında ezilcekmiş hissine kapılır. . Bikaç dakka içinde yüzlerce yabancı yüz yüzlerce yeni kimlik geçer gider. Sorsak herkesin acelesi vardır ! Kimi ekmek davası, kimi sofra kavgası. .Bikaç yabancı yüz neşelendirmeye çalışır ağlayan masumiyeti.. İşte tamda bu anlam kargaşasında anne gelir ve o masum suratta koca bi tebessüm. . Güzel bi masal ! Şimdi gel gelelim bunu sevdaya uyarlayalım. Her insan hayatları boyunca yaşlarının belli  bi döneminde bir kalpte kaybolma hissine nail olmuşlardır. İşte tamda burda sevda denilen o lanet duygunun en acı devresinde (AYRILIK) bahsini ettiğim anne ve ufaklık devreye giriyor,İnsan ömrünü adıcağnı buldugunu sandığı insanı kaybettiği an tamda böyle oluyor. . Okuyun ve uyarlayın !


İrem Çapkın

Mehmet Turan FELEK

Merhabalar ben Mehmet Turan Felek kısaca Metufe. İletişim yada Sosyal Ağlar sayfasından bana ulaşabilir. Dilerseniz de Hakkımda sayfama göz atabilirsiniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder